Allah ile aldatanlar Hak olan Kur’ân’ı haksızlığı kabûle vâsıta yaptılar
KUR’ÂN, 3 ayrı sûredeki 3 ayrı âyette (Lukmân : 33, Fâtır : 5, Hadîd : 15) bizleri “ALDATAN SAKIN SİZİ ALLAH İLE ALDATMASIN!” diye uyarıyor.
MUSTAFA KEMÂL ATATÜRK, EMEVÎLER’İ KASDEDEREK “HAK OLAN KUR’ÂN’I HAKSIZLIĞI KABÛLE VÂSITA YAPTILAR” diyor.
Merhum Yaşar Nûrî Öztürk, 03.07.2008 târihli işbu yazısında bizleri bu tehlikeye karşı UYARIYOR ve AYDINLATIYOR.
Hüsn-i istifâde ümîdiyle okuyalım ve okutalım derim.
Abdullah Erdemli
**************
BİRKAÇ SORUYA CEVAP
03.07.2008
“ALLAH İLE ALDATMAK” kitabının yarattığı sarsıntı artarak devam ediyor. Ve yüzlerce insan, günlerdir soruyor ;
“[ALLAH İLE ALDATMAK] kitabını niçin yazdınız? Bizleri “ALLAH”adına KİMLER, nasıl ALDATIYORLAR?”
Bir kere daha cevap vereyim :
“TÜRKİYE’Yİ KEMİREN İHÂNET : ALLAH İLE ALDATMAK” ; asırlarca sürmüş olan ve bugün hâlâ devam eden bir tahrîbe karşı yazıldı.
Başka bir deyimle, Batı’nın, İslam dinini emperyalist bir siyaset aracı olarak kullanmasına ve bu kullanımın Türkiye’de yarattığı tahrîbâta karşı bir uyarı ve bir çıkış yolu olarak yazıldı.
Dinimizin adını değiştirerek, TÜRKİYE ve DİN üzerinde oynanmak istenen oyunları deşifre etmek için yazıldı.
Bu oyunlarda Batı’nın olduğu kadar, ONLARA BOYUN EĞMEYİ KABULLENEN SİYÂSETÇİLERİMİZİN de büyük payı var.
Türkiye’de sosyal devleti çöküşün eşiğine getiren “SADAKA VE İÂNE KÜLTÜRÜ”nün baş dayanağı, “ALLAH İLE ALDATAN SİYÂSETLERİN”, DOKUNULMAZ, ELEŞTİRİLEMEZ TAHAKKÜM TEOLOJİLERİ’dir.
Uzun yıllar içinde oluşmuş bu YARI MÜŞRİK TEOLOJİ’ye, şimdi de ILIMLI İSLÂM adı altında HAÇLI EMPERYALİZM destek veriyor.
“ALLAH İLE ALDATMAK”, dîni ; çıkar, baskı, koltuk, egemenlik aracı yaparak kullanan bir sanâyî koludur.
Bugünkü iktidar ise bu sanâyî kolunun SALTANAT DÖNEMİni temsil etmektedir.
İşte ben bu kitabı, bu sanâyî kolunun ülkemizi sürüklemekte olduğu felakete dikkat çekmek ve insanları uyandırmak için yazdım ; özellikle de 3 sınıf AYMAZ’ı uyandırmak için :
1. SİYÂSETÇİLER,
2. AYDINLAR,
3. İŞ ADAMLARI.
HARAM KAZANÇ VE RİYÂKÂRLIĞA DÜŞMANIM…
Benim eserlerimi en az okuyanlar, ne yazık ki AYDINLAR, sonra da İŞ ADAMLARIdır.
Ben, bilindiği gibi, haram kazanca ve kamu mallarının talanına düşmanım. Bu talana savaş açmış bir adamım.
Dolayısıyla, “DÎN” ve “ALLAH” adına halkın sırtından nasıl servetler yapıldığını halkımız da açıkça görsün, duysun istedim. Bunun peşini bırakmaya da niyyetim yok.
Türkiye üzerine oynanan oyunların başında, bir adı da TAKİYYE olan riyâkârlığı kurumsallaştırarak, tüm değerleri yok etmek gelir.
Kitabımda, Türkiye’de artık kurumsallaşmış olan 'riyâ’nın ülkeyi ne boyutlara taşıdığını da vurgulamak istedim.
Bu riyâkârlık saltanatının başında DİNCİ RİYÂKÂRLIK vardır.
Bunu ATATÜRKÇÜ (!) RİYÂKÂRLIK izlemektedir.
Riyâkârlığın tarihteki EN BÜYÜK İKİ DÜŞMANI olan Hz. MUHAMMED ve GÂZÎ MUSTAFA KEMÂL, riyânın aracı ve malzemesi haline getiriliyor.
Bu oyun, tarihin EN VİCDANSIZ oyunlarından biridir; belki de birincisidir.
Bu oyuna karşı çıkmayı bir insanlık ve îmân borcu saymaktayım.
Hz. Peygamber’in en büyük mucizesi ; EN BERBÂD PUTPEREST KİTLEYİ düzeltmek ve medenîleştirmek oldu.
Ancak yüzyıllar boyunca art arda gelen hânedanlar sayesinde riyâ saltanatlaştırıldı, kurumsallaştırıldı.
Bir toplumda RİYÂKÂRLIK, ÜÇKAĞITÇILIK, HARAM KAZANÇ kavramları yerleşip meşrûlaşmışsa tüm değerler işe yaramaz hale gelir.
Kur’ân bunu şöyle ilkeleştirir :
“Yemin olsun, sana da senden öncekilere de ŞU VAHYEDİLMİŞTİR : Eğer şirke saparsan eylemin/üretimin/ibâdetin kesinlikle boşa çıkar ve mutlaka hüsrâna düşenlerden olursun.” (Zümer Suresi, 65)
Kendimizi aldatmayı meziyyet saymak gibi saçma bir yola girmek istemiyorsakşunu görmek zorundayız :
Sınırları Balkanlar’dan Arabistan’a uzanan 6,5 asırlık Osmanlı İmparatorluğu’nda toplam 15.000 civarında cami vardı.
Türkiye’de bugün YÜZ BİN civarında câmî var!
Türkiye’de BÜTÜN İSLÂM DÜNYÂSININ TOPLAMINDAN DAHA FAZLA cami olduğunu biliyoruz.
Şunu da biliyoruz : Bir tarafta DİN SİYÂSETİ VE TİCÂRETİ, diğer tarafta, hırsızlık, arsızlık ve cânîlik almış yürümüş durumda.
Türkiye’deki milyar dolarlarla ifade edilen vurgunlara bir bakın ;
Başlarında “DİNCİ VURGUNCULUĞU” yani “ALLAH İLE ALDATMA” SOYGUNCULUĞUNU göreceksiniz.
İşte MERCÜMEK olayı, DENİZ FENERİ vurgunu, gurbetçilerin paralarını gasp eden YİMPAŞ ve emsâli, Anadolu halkını soyup perişan eden İHLÂS ve emsâli...
Bunlar bu soygunları nasıl başardılar?
ALLAH İLE ALDATARAK...
Yani, din üzerinden yürütülen riyâkârlığı işleterek.
ŞİRK’İN EN İĞRENÇ BİÇİMİ İŞTE BUDUR.
ÖLÇÜ HELAL KAZANÇTIR, NAMAZ DEĞİL…
Hz. Peygamber bakın ne diyor :
“Bir adamın namazı, niyâzı sizi aldatmasın. O adamın dirhem ve dînârla, yani para ile olan ilişkisine bakın.”
Bir de şu var : Hepimizin gözleri önünde, ALLAH İLE ALDATMA TALANININ ÖNCÜLÜĞÜNÜ DEVLET YAPIYOR.
İslâmiyyet'te din sınıfı yoktur ; NAMAZ KILDIRANA para ödemek yoktur ; İslam bunları yasaklamıştır.
Gel gör ki, Türkiye’de 2 katrilyon harcamanın yapıldığı bir DİN SEKTÖRÜ var. Bu saltanat değil de nedir, riyâ değil de nedir?
Riyâkârlığın Türkiye’de maskesini düşüren tek lider Mustafa Kemal Atatürk olmuştur.
Bunun içindir ki, İslam dünyasının son yüzyılda en samimi ve güven verici İslamî gelişim ve oluşumları, Mustafa Kemal Atatürk’ün vücut verdiği zihniyetin ürünü olarak CUMHÛRİYYET TÜRKİYE’sinde gerçekleşmiştir.
Atatürk mîrâsından geriye gidiş, İslam’ın gerçek anlam ve yaşantısından da geriye gidiş olmuştur.
Dinin ve dindarlığın yerini “ALLAH İLE ALDATMA” yani “DİNCİLİK” almıştır.
Büyük Atatürk’ün buyurduğu gibi :“HAK OLAN KUR’ÂN, HAKSIZLIĞI KABÛLE VÂSITA YAPILMIŞTIR.”
“ALLAH İLE ALDATMAK” kitabımda da sıkça değiniyorum :
HİÇBİR KİMSE ALDATILMAK İSTEMEDEN, ALDATILMAYA RÂZI OLMADAN ALDATILAMAZ.
ATATÜRK’ÜN DİN ANLAYIŞI…
Atatürk, Kurtuluş Savaşı'nı zorluklara göğüs gererek, 3 kuruşa muhtaç bir halkın gayretiyle kazandı.
Bu gayretin motor gücü, anti-emperyalist İslâm’ın îman çocukları olan Müdâfaa-i Hukukçuların, Gazi Mustafa Kemal’in ve Türk halkının zulme karşı direnci ve mücâdele azmiydi.
Dîne, KUR’ÂN’IN İSTEĞİ yönünde AKILCI BİR YAKLAŞIM, toplumsal dirayet, BİR TEK ATATÜRK DÖNEMİNDE GERÇEKLEŞTİ.
Ölümsüz Gâzî, İslam dinini Elmalılı’nın tefsîri olarak önümüze koydu.
TBMM’nin kararı ile yayınlanan o büyük tefsîrin yayın harcamalarını da KENDİ KESESİNDEN yaptı.
Böylece dünyaya ve milletine gösterdi ki, o tefsîrin vücud bulmasında ONUN GÖNLÜNÜN HASRETİ de pay sahibidir.
Bütün bunlar unutuldu, bütün bunları yapan lider ‘DÎNE MUHÂLİF’ gösterilmeye başlandı.
Halk, Haçlı emperyalistlerin FESAT PROPAGANDALARIYLA aldatıldı.
Esas bağrına basması gereken ÖNDERİNE kuşku ile bakmaya zorlandı.
Tarihin en büyük vicdansızlıklarından biri tam bu noktada işlendi.
Türk halkı, Haçlı emperyalizm tarafından kurulan TUZAĞA NE YAZIK Kİ DÜŞTÜ.
Türkiye’de bugün halk, BESMELE’Yİ ÇEKİP, BİR ÇUVAL KÖMÜR VERENE TESLÎM OLUYOR. Ciddî bir yozlaşma var.
Türkiye’de toplumun temel mutsuzluk ve umutsuzluk sebebi işte bu SOSYAL KOKUŞMUŞLUK, bu NANKÖRLÜK, bu VURDUMDUYMAZLIKtır.
Ben, Türk halkının yıllardan beri ilk defa bu kadar mutsuz, umutsuz ve karamsar olduğunu görüyorum ; araştırmalar da bunu doğruluyor. Ekonomi yine duraklamaya girdi.
FİRAVUN VE KÂRÛN RUHLU KADROLAR, Atatürk’ün kurduğu demiryollarını yaymak yerine, ÇIKAR VE OY UĞRUNA, demiryollarını felce uğratıp, karayollarına oluk gibi paralar akıttılar. Bütçemizin büyük kısmı, işte bu yüzden, petrol alımı için dışarı gidiyor.
En güzel sahillerimiz yıllarca kömür depolarıyla doluydu.
İktidarlar, saltanatı meşrulaştırdı. Bu ülkenin halkına yaptıkları kötülükler kelimelerle ifade edilemez.
Halk da maalesef bunlara alıştı, kabullendi, hesap sormadı, işin kolayına kaçtı.
HALK, şimdi, BU HATÂLARININ FATURALARINI ACI BİR KAHIRLA ÖDÜYOR.
“ALLAH İLE ALDATMAK” KİTABININ ARDINDAN NE GELECEK?
‘KUR’ÂN’DAKİ İSLÂM’ benim eserlerim içinde opus magnum (baş eser) sayılırdı. Bana göre hâlâ öyledir. “ALLAH İLE ALDATMAK” bir uyarı manifestosu. Ama birçok insan “ALLAH İLE ALDATMAK” kitabını benim ana eserim sayma eğiliminde.
“ALLAH İLE ALDATMAK”, on beş yıldır devam eden bir büyük çalışma havuzunun ilk ürünüdür.
6500 sayfalık bir havuzdan bahsediyoruz. “ALLAH İLE ALDATMAK” bu havuzun ilk eseridir.
Bunun ardından (büyük ihtimalle 2009 yılı içinde), hayatımdaki en önemli eserlerimden biri diyebileceğim “TÜRK BAĞIMSIZLIK VE AYDINLANMA SAVAŞI’NIN KUR’ÂNÎ BOYUTLARI” gelecek.
Sonraki önemli ürün, “YAKIN TÂRÎHİMİZDE MOLLA-PAPAZ İŞBİRLİĞİ”ni konu eden eser olacak.
Havuzun ana eseri ise, büyük olasılıkla 3 ciltte tamamlanacak olan “GÂZÎ MUSTAFA KEMÂL ATATÜRK, İSLÂM VE İSLÂM DÜNYÂSI” olacaktır.
Bu ana eserin tüm dünyada gündeme oturmasını ve büyük uyanışlara vesile olmasını bekliyorum.
Yaşar Nûrî Öztürk
Kaynak :
https://www.hurriyet.com.tr/birkac-soruya-cevap-9339822
Yorumlar
Yorum Gönder