ALLAH’IN ADINI KULLANARAK/ONUN ARKASINA SAKLANARAK İNSANLIĞI ALDATMAK - 6


ALLAH’IN ADINI KULLANARAK/ONUN ARKASINA SAKLANARAK İNSANLIĞI ALDATMAK - 6


(Merhum Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ün *ALLAH İLE ALDATMAK* adlı kitabından paylaşımlar, kitaptaki içerik sırasıyla — paylaşım 6)


EVLİYACILIK VEYA KARADUL TUTKUSU


Biz bu gök kubbenin altında Rabbiyle yaşayan büyük ruhlu aziz

insanların bulunduğuna inananlardanız. 

Bu kadar da değil, o insanların bazılarıyla birliktelik bahtiyarlığına da erenlerdeniz ve onların gönüllerine girenlerdeniz. 

Tanrı evliyası - أولياء الله’ ile 'şeytan evliyası - أولياء الشيطان'nı ayırma yönündeki ısrarlı titizliğimizin sebebi biraz da bundandır. 

Zira, bir malın gerçeğini tanımış olanlara o malın sahtesini kabul ettirmek kolay değildir.

Bizim sözlerimizi, hele hele eleştirilerimizi bu gerçeği unutmadan değerlendirmek gerekir.

Yarım asra yakın bir zamandır, bizim önümüze, değil Rabbiyle veya kalbiyle, nefsiyle dahî yaşamayı başaramamış, şeytanla yaşamayı hüner sanmış ufuksuz örneklerkondu. 

Bunlar, Rabbiyle yaşayanların kılıklarına bürünerek şeytanla yaşadılar ve insanlara bu hayatı, şeytanın istediği istikametde yaşatmayı görev edindiler

İşte Kur'an'ın 'şeytan evliyası' dediği bunlardır

Mevlâna Celaleddin Rûmî’nin oğlu ve halefi Sultan Veled (ölm.712/1312) bunları 'İDRİS KILIKLI İBLİSLER’ olarak görüyor.

Sultan Veled'e göre, bir adam ‘ALLAH ADAMI’ iddiasıyla mal-mülk, menfaat-kudret celbi peşinde ise, ona ‘İDRİS SURETİNDE İBLİS’ demek gerekir. (Sultan Veled, Maarif, 334) 

O halde, ALLAH İLE ALDATANLAR, özellikle şeytan evliyası olanlar İDRİS KILIKLI İBLİSLERDİR.

ALLAH İLE ALDATILAN kitleler işte bu İDRİS KİSVESİNE BÜRÜNMÜŞ İBLİSLER’in kahrı altında inliyorlar. 


Ankebût Suresi 41. ayet, 'Allah'ın berisinden evliya edinerek' Allah ile aldatılanların yani şeytan evliyasına tutulanların korkunç bir ihanetle yüz yüze kalacaklarını bildirmektedir:

"Allah'ın berisinden evliya edinenlerin durumu, bir ev edinen dişi örümceğin durumuna benzer. Ve evlerin en güvensizi/en zayıfı elbette ki dişi örümceğin evidir. Keşke bilselerdi!"


Bu ayette şeytan evliyasını dost ve destekçi edinenler, KARADUL diye adlandırılan DİŞİ ÖRÜMCEĞE sığınanlara benzetiliyor. 

Bu karadulun tipik özelliklerinden biri şudur: Büyük bir istek ve çekici cilvelerle çiftleşmeye çağırdığı erkek örümceği, çiftleşmenin ardından zehirleyip öldürür 

Tarihin en büyük zulümlerine imza atmış olan KATOLİK ENGİZİSYON-RUHBAN saltanatı işte böyle bir KARADULLAR (DİŞİ ÖRÜMCEKLER) saltanatıdır.

Karadul ihanetine dikkat çeken Ankebût 41. ayetin amacı, GELENEKÇİ KUR’AN YORUMCULARI TARAFINDAN, örümcek evinin zayıflığını göstermek şeklinde düşünülmüş ve bununla yetinilmiştir. 

Oysa ki, ayetin vermek istediği mesaj sadece bu değildir. 

Bu ayette, evin zayıflığından daha çok, EV SAHİBİNİN (yani KARADULUN) kahpeliğine dikkat çekilmiştir.

Karadul, çok farklı bir zehirli mahlûktur : Çiftleştiği erkek örümceği, çiftleşme biter bitmez zehirleyip katleder. 

Kendisine güvenip misafir olmuş, zevk ve safa bulmasına hizmet etmiş birine ihanet edenin kahpeliği söz konusudur burada.

Kur’an’daki bu tanrısal beyyine (ilâhî belge, metin), işte bu kahpeliğe karşı insanı uyarıyor

Sadece ve sadece örümceklerden uzak durmamız için mi yapıyor bu uyarıyı…?

Elbette ki hayır! 

Karadula benzettiği ve 'şeytan evliyası' diye andığı ALLAH İLE ALDATMA KARADULLARINDAN uzak durmamız için yapıyor bu uyarıyı Kur’an.


Yedek ilahları ifade için kullanılan 'evliya' tâbirinin geçtiği ayetler gerçekten ürpertici mesajlar içermektedir. 

Bu 'ŞİRK VE ŞEYTAN EVLİYASI' ile asıl kastedilen nedir?

Kur'an onlarca yerde, bunu tanımamıza yarayacak bilgileri vermiştir. 

Şeytan evliyası, bunu bildiği için Kur'an'ın Türkçesinin (yani ANADİLDE) halk tarafından okunmasına şiddetle karşı çıkmaktadır.

ŞEYTAN EVLİYASI ; Allah ile kul arasında aracı yapılan, Allah'a yaklaşmada yardımcı oldukları varsayılan (Zümer, 3) ve Allah katında şefaatçı oldukları ileri sürülen (Yûnus,18) şürekâ (ALLAH’A ORTAK TUTULANLAR) türünün en belirginlerinden bir zümrenin adıdır.

Halk dilinde bunlara daha başka adlar da verilmektedir.

Bilinmesi ve asla ISKALANMAMASI GEREKEN asıl gerçek, bunların Allah ile kul arasında bir komisyonculuk faaliyeti yürüttükleri gerçeğidir. 

Bu faaliyetin esası da şudur: 

Allah'a kul olmak için, özellikle iyi kul olmak için, bu haraç tezgahtarlarına az veya çok, șu veya bu şekilde bir şeyler vermek ve onlardan onay almak zorunda bırakılıyorsunuz.

Kur'an'ın en kahırlı musibetlerden biri olarak ve yüzlerce ayette gündeme getirip insanı uyardığı ve sakındırdığı bu illet, Allah'ın en dinmez öfkeyle cezalandıracağı şirk zulmünün temel görünümlerinden biridir. 

Bu illeti insanlık bünyesinden Kur'an temizledi.

Lakin ne yazık ki ALLAH İLE ALDATMA DİNCİLİĞİ onu Müslümanların hayatına bir 'KURTARICI' yaftasıyla getirip yeniden soktu.

HAK DÜŞMANI BU EVLİYA’NIN özellikleri, belirtileri, tavrı ve tarzı Kur’an’da yüzlerce ayette gösterilmektedir

Şimdi biz tüm bu ayetleri göz önünde tutarak, HANGİ SAKATLIKLARI TAŞIYANLARIN ve SERGİLEYENLERİN KARADUL EVLİYASI sayılması gerektiğinigösterelim:


  1.   Dini Kur'an'ın dışına çekenler,
  2.   Kur'an dışından haram ve helaller icat edenler,
  3. Kur'an dışında tenkit edilmez, eleştirilmez kitaplar (ZÜBÜR) kabullenenler,
  4.   Hz. Muhammed dışında eleştirilmez kişiler kabul edenler,
  5.   Kendilerini veya bazı kişileri Allah ile insanlar arasında yakınlaştırıcı veya şefaatçı (Zümer, 3; Yûnus,18) görenler, gösterenler,
  6.   İslam dinini tebliğ işini bir çete mantığıyla șiddet, tehdit, baskı, kandırma, yalan, hile, ikiyüzlülük gibi ŞEYTANCA ve YEZÎDCE politikalarla yürütenler,
  7.   Allah ve din adına yaklaştığı veya çağırdığı insanlardan ‘hediye' adı altında veya 'dine hizmet, cihad, manevîyatçılık, muhâfazakârlık, maneviyâtlı nesil yetiştirme' vs. yaftalarıyla sürekli dünyalık toplayanlar,
  8.   Tebliğ ve fikir mücadelelerinde, kendisi dışındakileri 'kâfir, zındık, fâsık, reformist, sünnet düşmanı..' gibi, tarih boyunca tüm din sömürücülerinin kullandığı ithamlarla karalayanlar,
  9.   "Gaye, vesileleri mubah kılar" putperest mantığıyla sürekli yalan söyleyen, iftira eden, çamur atan, hakarette bulunan, çalan-çırpan, ırza-namusa sataşanlar,
  10.     Sünnet adı altında sürekli bir biçimde Arap-Emevî örflerini din yapıp topluma pompalayanlar,
  11.     Hz. Muhammed'i Allah'ın elçisi olma konumundan çıkarıp Allah'ın ortağı olma noktasına doğru çekmeye yönelik kabul ve tavırlar sergileyenler,
  12.     Hz. Peygamber'i bir 'tahalluk / تخلق' (ahlakını örnek alma) modeli olmaktan çıkarıp, bir 'teşekkül - تشكل' (şeklini esas alma) modeli haline getirenler,
  13.   Bu bağlamda insanlık dışı şu iddiaları ileri sürenler : "İbadet yalnız Arapça yapılır, Kur'an'ın çevirisiyle namaz kılınmaz, Kur'an abdestsiz, baş açık, diz çökmeden, hayızlı iken, Iohusa iken okunmaz; Kur'an'ın Türkçe mealini okumak hatim sayılmaz..."

14. Allah'a ve Peygamber'e vekillik şeklinde algılanarak, adeta bir müşrik siyaset kurumuna dönüştürülen HILÂFET (HALİFELİK) kurumunu dinin bir gereği imiş gibi göstermek suretiyle, halkın raiyyeleşmesine (HAYVAN SÜRÜSÜ HALİNE GELMESİNE/GETİRİLMESİNE) engel olan Kur'ansal buyruğu (Bakara, 104) saf dışı edenler.


Şeytan evliyasının tüm bu Kur'andışılıkları örtmek için kullandığı tek şey vardır: 

Halkın bilgisizliğini ve duygusallığını DİBİNE KADAR sömürmek.


Yedek ilah anlamındaki şer evliyasının tanımının verilmemiş olması da bir Kur'an mucizesidir. 

Şirk kaosunun tanımını vermeye ne hacet! 

Karanlığı tanımlamakla bir yere gidilemez. 

Asıl IŞIĞI TANIMLAMAK GEREKİR. 

Çünkü ışık tek bir tanedir. 

Karadullar, işini-aşını, emeğini-ekmeğini, sevgisini-itibarını, velhâsılı herşeylerini sömürüp köleler gibi kullandıkları insanları TARİH ÖNÜNDE REZÎL ETTİLER. 

Müslüman kitlelerin insanlık kervanında öncü rolünden çıkıp, atık/ çöp toplayıcı durumuna düşürülmesinin esas sebebi, Kur'an’ın TEVHÎD ve TEVHÎD ÎMANI ilkelerini kirleten işte bu karadulların şirk zihniyetleridir.


Yaşar Nuri Öztürk

Yorumlar

Popüler Yayınlar