Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş ideolojisi ve İslam - 1
The founding ideology of the Republic of Türkiye and Islam - 1
الأيديولوجية التأسيسية للجمهورية التركية والإسلام - 1
Türkiyede Atatürkçüler ve islamcılar ülkenin kuruluş ideolojisi ile İslamı halâ bağdaştırabilmiş değiller.
İslamcılar laik cumhuriyete, kendilerince dinî zannettikleri bahanelerle karşı çıkıyorlar.
Atatürkçüler de laik cumhuriyetin islami/dinî referanslarla savunulmasına karşı çıkıyorlar.
Aslında, hem Atatürkçüler hem İslamcılar Kur’an’daki (İndirilmiş) İslamı bilmiyorlar.
Hem Atatürkçülerin hem islamcıların ıskaladıkları gerçek şu :
Her iki kesim de rejimin kurucusu Atatürk’ün Cumhuriyet'i dinen de savunduğunu unutuyorlar.
Halbuki şu sözler Cumhuriyetin kurucusu Atatürk'e ait :
Bilirsiniz ki, şer'i esaslarda, ilahi emirlerde hükümet şekli yoktur...
Yalnız hükümetin nasıl olması gerektiğine dair esaslar belirtilmiştir.
Bu esasların biri şûradır ve meclistir. Hükümetin behemehal meclis hükümeti olması lazımdır.
O kadar ki bizzat Cenab-ı Peygamber şûrasız muamele yapmazdı.
Çünkü Allah tarafından bundan menedilmişti.
İkinci esas adalettir.
Şûra adaletle hükmünü icra eder.
Şimdi kim İslam'da muayyen bir devlet şekli verilmiştir diyebilir?
Kim Peygamber'in muamelat alanında (iman ve ibadetler dışındaki alan) şûrasız hareket ettiğini ve Kuran'da bunu meneden bir ayetin bulunmadığını iddia edebilir?
İslam'ın söz konusu yönetim esasları şöyle sıralanabilir :
- Maslahat (halkın menfaatleri),
- Ehliyet (işlerin ve görevlerin ehline verilmesi),
- Biat (seçim),
- Şûra (meşveret meclisi),
- Adalet.
Yine Atatürk'ü dinleyelim :
‘Millet her bakımdan kendi yararlarını (maslahatını) koruyacak olan ve bu yararları korumak için lazım olan vasıfları, meziyetleri toplamış olduğunu (ehliyet sahibi olduğunu) kabul ederek seçtiği (biat ettiği) insanlardan kurulu bir şûraya (meclise) malik olursa ve bu şûra, adalet üzere hareket ederse, işte Allah'ın ve Kuran'ın istediği hükümet bu olur.
Bu durumda, Cumhuriyet'in İslami esaslara aykırı olduğu iddiası hangi temele dayandırılabilir?
- Kur’an’da şûra ve biat hükmü yok mudur?
- Adalet emri yok mudur?
- İslam siyasal düşüncesinde maslahat (yarar) kavramı bin yıldır savunulmuyor mu?
- Ehliyet esas değil mi?
Cumhuriyet'in İslam'a karşı kurulduğunu düşünenler için bakın Atatürk yukarıdaki sözlerini nasıl tamamlamıştır :
“Çok iftihara şayandır ki milletimiz ancak 1300 sene sonra bu Kur'an hakikatlerini fiili halde göstermiş oldu”.
Atatürk'ün din ve devlet işlerini ayırmasına 'İslam böyle bir şeyi kabul etmez' diyenler, acaba ibadet ile muamelat ayırımından haberdar değiller midir?
Büyük fakih Necmeddin et-Tufi (ölm. 716/1316) ;
“Muamelatta (iman ve ibadetler dışındaki alanda) hükümler maslahata (halkın menfaatlerine) göre belirlenir. Bu alanda dinin verileri sadece birer örnektir, tüm zamanları bağlamaz..”
demiştir.
Kadı Abdülcebbar ise (ölm. 415/1025) ;
“Eğer (akıl ile vahiy) çatışır gibi bir görünüm ortaya çıkarsa akıl esas alınır, vahyin verileri akla uygun hale getirmek üzere yorumlanır”
hükmünü vermiştir.
Bakın Atatürk ne diyor :
‘Özellikle bizim dinimiz için herkesin elinde akıl gibi bir ölçü vardır.
Bu ölçü ile hangi şeyin bu dine uygun olup olmadığını kolayca takdir edebilirsiniz.
Hangi şey ki akla ve halkın menfaatine uygundur, biliniz ki o bizim dinimize de uygundur.'
Tufi ve Abdülcebbar deyince fetva oluyor da, Atatürk deyince küfür mü oluyor yani..?
İslamcılar ;
- ‘Atatürk orduyu İslam'ı ezmekle görevlendirdi' dediler.
- Atatürk Genelkurmay Başkanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığını aynı günde kurdu.
- ‘Milleti Hıristiyanlara teslim etti' dediler.
- Atatürk Hıristiyan misyonerleri ülkeden defetti.
- ‘İslami hakikatleri milletten saklamak istedi' dediler.
- Atatürk insanlarımız okuyup anlasınlar diye Meclis kararı ile Kuran'ı Türkçeye tercüme ettirdi. Üstelik bunun masraflarını da bizzat kendisi karşıladı.
- ‘Bizi ümmetten kopardı' dediler.
- İslam Konferansı Örgütü'ne başkan seçilen Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet oldu.
- ‘Hâkimiyet milletindir diyerek Allah'ın hâkimiyetine isyan etti' dediler.
- Atatürk hâkimiyeti 'milletten zorla gasp eden Osmanoğullarından' geri alıp halka verdi.
- ‘Hilafeti kaldırdı' diye feryat ettiler.
- Hilafetin kaldırılmasıyle ilgili yasa metninde Atatürk’ün 'Hilafet TBMM'nin manevi şahsiyetinde mündemiçtir' sözleri yer aldı.
- ‘Milleti dinsiz yapmak istedi' dediler.
- Atatürk ‘Türk milleti daha dindar olmalıdır' dedi.
El insaf…! Artık daha ne desin Atatürk..?
Abdullah Erdemli
Luzern - İsviçre
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder