Din görünümlü Allah düşmanlığı : ŞİRK

 DİN GÖRÜNÜMLÜ ALLAH DÜŞMANLIĞI : ŞİRK


Mel’un Emevîler, Kur’ân’ın tanıttığı şirk’i hem tanınmaz hale getirdiler, hem de gizlediler. Böylelikle, Ebû Cehil’in inancını, İslam adı altında DİNLEŞTİRDİLER. 


Kur’ân’ın ilk inen sûresi olan ve 19 âyetten oluşan ALAK suresinde ;

  • Allâh’ı tanıtmaya ayrılan âyetlerin sayısı beş (1., 3., 4., 5. ve 8. âyetler) iken ve
  • İnsanı tanıtmaya ayrılan âyetlerin sayısı üç (2., 6. ve 7. âyetler) iken, 
  • Şirk dîninin en önde gideni olan Ebû Cehil’i anlatmaya ayrılan âyetlerin sayısı onbirdir (9., 10., 11., 12., 13., 14., 15., 16., 17., 18. ve 19. âyetler). 
  • Kur’ân’ın ilk inen işbu ALAK sûresi, sarsıcı bir delâletle (işâretle) şunlara vurgu yapmaktadır : 
  • Şirk ve onun temsilcileri olan müşrikler, TEVHÎD inancı da (yânî Allah’ın varlığına ve birliğine olan inanç ta) dâhil, her şeyden evvel tanınmalıdır. 
  • Çünkü şirk ve şürekâ (yedek ilahlar) tanınmadan, Kur’ân’ın, Allâh’ın varlığına dâir kısımları da dâhil olmak üzere, ilâhî mesajı tam mânâsıyla tanınamaz.


Kur’ân’ın tek düşmanı şirk’tir, ateizm veya öteki dinler değil…


Şirk’in olmadığı yerde Kur’ân din savaşına girmez. Yâni, İslam, şirk hâriç, hiçbir din ve inançla kavgaya girmez. 


TEVHÎD inancı (Allâh’ın VAR OLDUĞUNA ve BİR OLDUĞUNA inanmak) DOSDOĞRU bilinmeden, onun zıddı olan şirk bilinemeyeceği gibi, şirk tanınmadan da, onun zıddı olan TEVHÏD DOSDOĞRU bilinemez. 


Mel’ûn Emevîler, bu gerçeğin çok iyi farkında olduklarından, İslâm’ın mesajının anlaşılmaması için, bu ŞEYTÂNETLERİNİ (şeytânî dehâlarını) ustalıkla kullandılar. 


O mel’ûnlar, biliyorlardı ki, şirk gizlenerek tek başına tanıtılan tevhîd, Kur’ân’ın tevhîd’i olmayacaktır. 


Onlar bir yandan tevhîd’i anlatarak, ALLAH İLE ALDATTIKLARI Müslüman kitlelerin nabzını şerbetlediler, öte yandan, şirkin tanınmasına mânî olarak, İslâm’ın gerçek mesajının öğrenilmesinin önünü tıkadılar. 


Bugünün Emevî takipçileri olan mel’un siyâset ve saltanat dincilerinin izledikleri yol da aynen budur. 


Emevîlerin çağdaş versiyonları olan bugünün siyâset ve saltanat dincileri de, bir yandan memleketimizde sayıları yüzbinleri aşan camilerle, Kur’ân kurslarıyla, dernekleriyle, vakıflarıyla, vesâireleriyle, gûyâ TEVHÎD’i anlatırken, öte yandan en azılı Kelime-i Şehâdet düşmanları olan HAÇLI EMPERYALİSTLERLE işbirliği yaparak, şirkin tanınmasına giden tüm yolları tıkamaktadırlar. 


Böylece hem Müslümanları kandırıyorlar, hem de İslam’ın baş düşmanları olan HAÇLI EMPERYALİSTLERİ memnun ve mesrûr ediyorlar (sevindiriyorlar)…


Kur’ân’ın en büyük DEVRİMİ ; şirkin sadece bir türünü değil, bütün türlerini deşifre etmek olmuştur. 

Özellikle de menfaatçılık ve riya şirkini... 


Merhum Yaşar Nûrî Öztürk’ün “Din Maskeli Allah Düşmanlığı ŞİRK ve Şirk’e Tepkinin Felsefeleşmesi DEİZM” isimli kıymetli eseri, Kur’ân’ın bu büyük devrimini bütün ayrıntılarıyla anlatmaktadır. 


Bütün Müslüman kardeşlerime, dostlarıma ve arkadaşlarıma, bu kıymetli eseri okumalarını HARÂRETLE tavsiyye ediyorum. 


Abdullah Erdemli

İsviçre

Yorumlar

Popüler Yayınlar