Bir “ALLAH İLE ALDATMAK” örneği


ALLAH İLE ALDATMAYA 17 ARALIK 2013 TOKATI


The December 17, 2013 corruption files: A slap in the face to 'deception in the name of God'"


"Die Korruptionsakten vom 17. Dezember 2013: Ein Schlag ins Gesicht für den 'Betrug im Namen Gottes'"


ملفات فساد ١٧ ديسمبر  ٢٠١٣ : صفعة على وجه 'الخداع باسم الله'


"Les dossiers de corruption du 17 décembre 2013 : Une gifle au visage de la 'tromperie au nom de Dieu'"


Selâm, 


Aşağıdaki yazı, Yaşar Nuri Öztürk’ün ALLAH İLE ALDATMAK isimli kitabının Mart 2024 tarihli 83. baskısının 456-457 sayfalarında yer alıyor. 

17 ve 25 Aralık 2013 tarihlerindeki yolsuzluk operasyonlarından bu yana 13 sene geçti. 

RTE’nin ve hempalarının başka birçok kirli mel’anetleri gibi, bu mel’anetlerinin dosyaları da, adalete intikal ettirilmeksizin, tarihin tozlu raflarında çoktaaaan yerlerini aldılar. 


Yaşar Nuri Öztürk o zaman bu olayı nasıl değerlendirmiş, görelim…


Abdullah Erdemli

Luzern - İsviçre

******************

ALLAH İLE ALDATMAYA 17 ARALIK TOKATI


"Türkiye'de adalet aramak, kerhanede bakire aramaya benzer." Nazım Hikmet


17 Aralık 2013 günü mızrak çuvalı delmişti. 25 Aralık günü ise, mızrak çuvaldan iyice fırladı : Başbakanın onca örtme ve saptırma uğraşına, anayasa ve kanunları çiğneyerek yapılan onca yer ve yönetmelik değiştirmeye, onca usulsüz atamaya, kısa ifadesiyle yürütmenin yargıyı ambargo altına almasına rağmen, olup bitenlerin üstünün örtülemeyeceği anlaşıldı ve yolsuzluğa adları karışan üç bakan istifa etti: 

  • İçişleri Bakanı Muammer Güler,
  • Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan,
  • Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar.


Bayraktar'ın istifası, ötekilere benzemedi. Bakan, Başbakan'ın da istifa etmesi gerektiğini, çünkü yaptıkları icraatın tümünün onun emri ve talimatıyla yapıldığını beyan ederek, imalı bir şekilde pisliğin esas tepesinde Başbakan'ın oturduğuna dikkat çekiyordu. Bakan, bu tavrının gerektirdiği kararlılığı ve sözlerinin taşıdığı esas anlamı da gösterircesine AKP'den de istifa etti. Adil Haciömeroğlu, 25 Aralık 2013 günü yazdığı yazıda bu istifayı çok güzel değerlendirmiştir :


[25 Aralık 2013 günü, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın özel bir televizyonda görevinden ayrıldığını açıklarken söyledikleri çok dikkat çekicidir. Bayraktar'dan önce görevlerinden ayrılan Çağlayan’ın ve Güler’in açıklamalarında lidere boyun eğme ve bağlılık vardı; Bayraktar'ın sözlerinde ise bir isyan: “Soruşturma dosyasında var olan ve yasalara uygun olarak onaylanan imar planlarının büyük bir bölümü Sayın

Başbakan'ın talimatıyla yapılmıştır. Bu nedenle bakanlıktan ve milletvekilliğinden istifamı açıklıyorum. Bu milleti ve vatanı rahatlatmak için Sayın Başbakan'ın da istifa etmesi gerektiğine inandığımı ifade ediyorum” demekte Sayın Bayraktar. Bu sözler, içinde büyük anlamlar taşımakta.]


[Bayraktar demek istiyor ki, yaptıkları işlerde yolsuzluk varsa bu, Erdoğan'ın bilgisi dahilindedir. Onun talimatıyla yapıldığından, eğer rüşvet söz konusuysa aslan payı başbakanındır. Ortada bir suç varsa, suç ortakları da vardır anlamına gelir bu sözler.]


[Bayraktar'ın sözlerini, bir çaresizliğin, köşeye sıkıştırılmışlığın isyanı olarak da görmek gerek. Dünyanın neresinde olursa olsun kişi, işlediği suçun niteliğini, derecesini, nasıl bir ceza ile karşılaşabileceğini bilir. Erdoğan Bayraktar da suçun niteliği konusunda bilgi sahibidir. Burada bir terk edilmişlik psikolojisi söz konusudur. “Beni ateşe atıyorlar, kendileri sıyrılıyor bu işten. Ben yanarsam, suç ortaklarımı da yakarım” biçiminde bir düşüncenin dışavurumudur bu isyan. Bir nevi intihar saldırısı. Bu isyanla, başbakanın, arkasında durmasını, kendisini korumasını istemekte Bayraktar.]


[Bayraktar'ın Erdoğan'ı istifaya davet etmesi, AKP döneminde yapılan yasadışı işlerin bir itirafıdır. İşler, biraz daha karışsın bakalım, ne itiraflar gelecek! Türkiye tarihinin en kirli hükûmetidir AКP.]


Bayraktar, tarihin kulağına bir şey daha iletti : Başbakan'n kendisine yazılı bir istifaname ve kendisini rahatlatacak bir deklarasyon metni gönderip bunları imza ve ilan etmesini de istediğini açıkladı ki sadece bu bile bir skandaldır. Nitekim bakan, Başbakan'ın bu tavrını, kendisine baskı uygulamak olarak nitelemeyi de ihmal etmedi.


Görüldüğü gibi, 17 Aralık Mâûn operasyonu’nun gelişimi, pisliğin esas gayyasında RTE'nin bulunduğu yolundaki kuşku ve sezgileri, bizzat Başbakan'ın tavrıyla âdeta belgeliyor.

Yorumlar

Popüler Yayınlar