KÜRDLER VE MUHAYYEL KÜRDİSTAN
KÜRDLER VE MUHAYYEL KÜRDİSTAN MES’ELESİ ÜZERİNDEN MÜSLÜMANLARIN TARİHTEKİ VE GÜNÜMÜZDEKİ DURUMUNA DAİR bazı MÜLAHAZALARIM…
Bu Kürd mes’elesi çetrefilli bir mes’ele!
Batılı Haçlı ve emperalist devletler geçmişte bütün İslam dünyasını işgal ettiler ve sömürgeleştirdiler.
Bu işgal ve sömürgeleştirme, genelde, 2 asra yakın devam etti. Mağrib’den Maşrık’a, Arab topraklarının tamamını, koskoca Hind altkıtasını, Endonezya’yı, Malezya’yı, koskoca Afrika kıtasını erken 18.ci asırdan taaa 20.ci asrın ilk çeyreğine kadar, hatta bazı yerleri 20.ci asrın ilk yarısına kadar işgalleri altında tutarak sömürgeleştirdiler.
Ve, bütün bu ülkeleri iliklerine kadar sömürdüler.
Bu ülkelerin bütün yeraltı ve yerüstü servetlerini ve zenginliklerini Batı’ya, yani kendi ülkelerine aktardılar.
Bu arada, Kuzey ve Güney Amerika kıtalarının da Haçlı, emperyalist İspanya ve Portekiz başta olmak üzere, İngiliz, Fransız, Hollanda ve Belçika devletleri tarafından nasıl asırlarca işgal edildiğini, yağmalandığını ve iliklerine kadar sömürüldüğünü de unutmamalıyız!
TABİAT BOŞLUK KABUL ETMEZ! Yani, tabiatta ve dünyada, boş bırakılan, sahiplenilemeyen, korunamayan her yer başka birilerince işgal edilir, doldurulur, ele geçirilir ve sahiplenilir!
Bir yerde bir boşluk meydana gelirse, o boşluğu mutlaka başka birşey-ler/biri-leri hemen doldurur.
Sözgelimi, bir toprak, bir arazi, bir ülke, bir mülk tasavvur edin.
O toprağın, o arazinin, o ülkenin, o mülkün sahipleri, eğer oraları, kendileri gereği gibi sahiplenemiyorlarsa, koruyamıyorlarsa, başkaları, yani yabancılar, yani başka yerlerden gelenler, oraları işgal ederler, sahiplenirler ve dibine kadar ve sonsuza kadar sömürürler.
Bu yüzden, ülkeler ve bu ülkelerin halkları ve toplumları, kendi topraklarına, kendi yeraltı ve yerüstü zenginliklerine gereği gibi sahip çıkmalıdırlar.
Türkiye’de, halk arasında bir tabir vardır :
BÜYÜK BALIK KÜÇÜK BALIĞI HER ZAMAN YER!
Aynen öyle de, gücü, kuvveti, teknolojiyi ve silahı ellerinde bulunduranlar, her zaman ve daima, zayıfların ve güçsüzlerin topraklarını, ülkelerini işgal ederler, mallarına, mülklerine el koyarlar.
Ve, işgal ettikleri ülkelerin bütün yeraltı ve yerüstü servetlerini, zenginliklerini talan ederler, yağmalarlar ve kendi ülkelerine transfer ederler.
Osmanlı Devletinin de, kendinden evvelki bütün diğer Müslüman devletler gibi, APAÇIK BİR ZULÜM İMPARATORLUĞU OLDUĞUNA, BÜTÜN İLMİ MÜKTESEBATIMLA VE BÜTÜN KALBİMLE İNANIYORUM.
——1/6——
Evet, Osmanlı devleti TAM BİR ZULÜM İMPARATORLUĞU İDİ.
Fakat, Batılı Haçlı emperyalistlerin en az 200 senedir yapageldiği gibi, işgal ettiği ülkeleri sömürmedi, oraların yerli halklarına kendi anadillerini bile unutturacak şekilde, bir KÜLTÜR EMPERYALİZMİ UYGULAMADI. Asırlarca idare ettiği ülkelerin yerli halklarına ANADİLLERİNİ UNUTTURMADI.
Onları kendi dinlerini terkettirerek, İslam’a girmeye ZORLAMADI.
BU YÖNDE KUVVET KULLANMADI. Eğer isteseydi, yüzyıllarca idare ettiği Balkan ve Doğu Avrupa halklarına (Sırplar, Bulgarlar, Hırvatlar, Makedonlar, Karadağlılar, Yunanlar, Romenler, Macarlar, vesaire, vesaire) hem kendi anadillerini unuttururdu, hem de onları ZORLA MÜSLÜMANLAŞTIRIRDI.
Çünki bunları yapacak maddi imkanlara ve askeri güce fazlasıyla sahipti.
Ama yapmadı.
Batılı emperyalist haçlılar ne yaptılar?
Şunları yaptılar :
İşgal ettikleri Kuzey Afrika (Fas, Tunus, Cezayir) halklarına kendi anadilleri olan Arapçayı ve Berbericeyi UNUTTURDULAR. Afrika’nın diğer bütün Zenci halklarını İngilizce, Fransızca, İspanyolca, Portekizce, Hollandaca öğrenmeye ZORLADILAR.
Bütün bu ülkelerin halklarını hem sömürdüler, hem HRİSTİYANLAŞTIRDILAR.
Aynı insanlık dışı ZULÜMLERİNİ KOSKOCA KUZEY VE GÜNEY AMERİKA KITALARINDA DA YAPTILAR.
Oraların yerli halklarının KÖKLERİNİ KURUTTULAR, DİLLERİNİ UNUTTURDULAR, HEPSİNİ KILIÇ ZORUYLA HRİSTİYANLAŞTIRDILAR.
Bütün bu anlattıklarım İNKARI İMKANSIZ GERÇEKLERDİR.
Evet, Osmanlı İmparatorluğu da ZALİM BİR İMPARATORLUKTU. Fakat, OSMANLILARIN ZULMÜ, HAÇLI VE EMPERYALİST BATILILARIN İNSANLIK DIŞI ZULÜMLERİ VE CANAVARLIKLARI İLE MUKAYESE EDİLDİĞİNDE ÇOK MASUM VE MEDENİ KALIR!
BAŞLANGIÇTA HAÇLI VE EMPERYALİST iken, sonradan KOMÜNİST EMPERYALİST olan Ruslar da Orta Asya Türk ülkelerini (Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan, Azerbaycan, Tacikistan) işgal ederek, oraları asırlarca sömürdüler.
Oraların halklarının kendi alfabelerini zorla değiştirerek, Kril alfabesini kullanmaya zorladılar.
Onlara ZORLA RUSÇA ÖĞRETTİLER. Onlara adeta kendi anadillerini UNUTTURDULAR.
Keza, emperyalist ÇİN de, DOĞU TÜRKİSTAN’ı silah gücüyle ve ZORLA İŞGAL ETTİ ve bu işgal halen devam ediyor.
——2/6——
Bütün bu uzun açıklamaları niçin yaptım?
Şunun için yaptım :
Emperyalist ve haçlı Batılı devletler, özellikle de, İngiltere, Fransa ve ABD, Orta Doğu topraklarının bütün yeraltı ve yerüstü zenginliklerini, servetlerini yağmalamak ve sömürmek için, bu bölgeyi asırlardan beri hakimiyeti altında bulunduran Osmanlı İmparatorluğunu yıkmaya kesin olarak kararlıydılar.
Bu hedeflerini gerçekleştirmek için her türlü ahlaksızlıkları, namussuzlukları yapmaktan, her türlü entrikaları çevirmekten hiç çekinmediler.
Orta Doğu halklarının arasına nifak ve ayrılık ve nefret tohumları ektiler.
Arapları Osmanlı’ya ve Türklere karşı kışkırttılar.
Onları, büyük parasal rüşvetlerle, onlara çil çil altınlar vererek ve silah ve mühimmat yardımlarıyla, Osmanlılara isyan etmeye teşvik ve tahrik ettiler.
Bu bölgenin Hristiyan ve gayrimüslim halklarını da, aynı taktikleri kullanarak Osmanlıya isyana teşvik ve tahrik ettiler.
Tabii ki, Osmanlı İmparatorluğu da, içine yuvarlandığı korkunç mali ve iktisadi sıkıntılar, borçlar, askeri ve teknolojik yetersizlikler ve gerilikler, ihanetler, hıyanetler, kıskançlıklar, düşmanlıklar ve daha bir çok başka sebepler yüzünden, Batılı emperyalist devletlerin hücumlarına dayanamadı, direnemedi ve sonunda da YIKILDI GİTTİ ve TARİHİN TOZLU RAFLARINDA YERİNİ ALDI!
Ve, Osmanlı Devletini yıktıktan sonra, bu Batılı Haçlı Emperyalistler bütün Orta Doğu coğrafyasını işgal ederek sömürgeleştirdiler.
Peki bununla yetindiler mi?
Hayır! Asla yetinmediler.
Zira, onların 1000 seneden beri hiç sönmeyen ve hiç küllenmeyen bir HEDEFLERİ VARDI.
Ne idi bu 1000 senelik hedefleri?
Şu idi :
Emperyalist haçlı Batı, 1071’de, Anadolu’da, Malazgirt savaşında Sultan Alparslan’ın ordusu karşısında uğradığı o tarihi mağlubiyyeti ASLA UNUTMADI!
Zaten Orta Doğu topraklarına düzenledikleri HAÇLI SEFERLERİNİN DE AMACI, MÜSLÜMANLARI BU TOPRAKLARDAN ilel’ebed UZAKLAŞTIRMAKTI.
Evet, Osmanlıyı yıktılar, bütün Orta Doğu topraklarını işgal ederek, buraların bütün yeraltı ve yerüstü servetlerine AÇ KURTLAR GİBİ ÇÖKTÜLER.
Osmanlı’ya isyan ederek, kendilerinin EKMEĞİNE SADECE YAĞ DEĞİL, HEM YAĞ HEM DE BAL SÜREN APTAL VE HAİN LİDERLERİ YÜZÜNDEN ARAPLARI DA KIRK PARÇAYA BÖLDÜLER.
——-3/6——
VE, HER BİRİNİN BAŞINA DA, zaten KENDİLERİNİN KUKLALARI OLAN ZALİM DİKTATÖRLERİ OTURTARAK, buraları KENDİLERİNE TABİ, ELVERİŞLİ VE UYSAL KÖLELER HALİNE GETİRDİLER.
Haçlı ve emperyalist Batılı devletler İslam’dan nefret ettikleri için, Müslümanlardan ve Türklerden de nefret ederler.
Neden?
Çünki, Türkler taaa 1071 Malazgirt zaferinden beri Anadolu’yu vatan edindiler ve buraya ilelebed yerleştiler.
Türkler bununla da yetinmediler. Burada Osmanlı Devleti gibi dünyanın gelmiş geçmiş en büyük imparatorluklarından birini kurdular. 1453 senesinde Istanbul’u fethederek Bizans’ı yıktılar.
Ve, tam 600 seneden fazla Orta Doğu’da, Akdeniz’de, Balkanlar’da ve Doğu Avrupa’da hüküm sürdüler.
Az daha Viyana’yı da fethedeceklerdi!
Ama, bunu başaramadılar.
Türkler şayet Viyana’yı fethedebilseydiler, Roma’nın ve Vatikan’ın ve bütün Batı Avrupa’nın Türklerin (yani Müslümanların) eline geçmesi kaçınılmaz olarak ÇOK KOLAYLAŞACAKTI!
İşte bütün bu tarihi gerçeklerden dolayı, emperyalist haçlı Batı devletleri, Müslümanları ve özellikle de Türkleri HİÇ SEVMEZ!
İşte bu emperyalist haçlı Batılı devletler Osmanlı’yı yıktıktan ve bütün Orta Doğu topraklarını ve zenginliklerini ellerine geçirdikten sonra, bütün bunlarla asla yetinmediler.
Istanbul’u işgal ettiler ve bütün Anadolu yarımadasını da işgale kalkıştılar.
Anadolu yarımadasını dahi parça parça ederek, Doğu Anadolu’da ERMENİSTAN DEVLETİNİ, Doğu Karadeniz’de PONTUS RUM DEVLETİNİ kurdurmaya kalkıştılar.BÜYÜK YUNANİSTAN DEVLETİNİ kurması için de, İzmir’i ve bütün Ege Bölgesini (Batı Anadolu’yu) Yunan’a işgal ettirdiler.
Yani, Müslüman Türklerin ve Müslüman Kürdlerin en az 1000 seneden beri müşterek vatanları olan ANADOLU TOPRAKLARI emperyalist haçlı Batılılarca işgal edilmiş idi.
İşte bu durumdaki işgal edilmiş Anadolu’da TAM BAĞIMSIZ bir Müslüman Türk Devletini (yani TÜRKİYE CUMHURİYYETİNİ) kurmak için, Türkler ve Kürdler de dahil, bütün Anadolu halklarını örgütleyerek MİLLİ MÜCADELE SÜRECİNİ VE HEMEN ARDINDAN DA İSTİKLAL HARBİNİ BAŞLATAN VE BU ÖLÜM-KALIM MÜCADELESİNE LİDERLİK EDEN MUSTAFA KEMAL ATATÜR ve onun DEĞERLİ SİLAH ARKADAŞLARI OLMASAYDI, bugün Anadolu topraklarında ERMENİSTAN ve YUNANİSTAN olacaktı. Böylece biz MÜSLÜMAN TÜRKLER VE MÜSLÜMAN KÜRDLER KENDİ VATANIMIZDA, KENDİ TOPRAKLARIMIZDA, haçlı ve emperyalist Batılıların KULU VE KÖLESİ OLACAKTIK.
Emperyalist haçlı Batılı devletlerin nihai ve tarihi hedefleri bu idi. MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ün ve yakın silah arkadaşlarının, İSTİKLAL HARBİNİ KAZANARAK TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE CUMHURİYYETİNİ KURMALARI bu emperyalist haçlı devletlerin bu heveslerini kursaklarında bıraktı.
——4/6——
İşte bu yüzden, onlar ATATÜRK’ten hep NEFRET EDERLER.
Bu bağlamdaki TARİHİ hedeflerine ulaşmak için, yine durmadılar.
Bu sefer de, evvelce Araplara ve Hristiyanlara ve diğer gayrimüslimlere yaptıklarını yaptılar. Yani, MÜSLÜMAN KÜRD kardeşlerimizden bazılarını da ayartarak, kandırarak ve para ve silah ve mühimmat yardımlarıyla, onları yeni kurulmuş olan TÜRKİYE CUMHURİYETİNE İSYANA TEŞVİK VE TAHRİK ETTİLER.
MÜSLÜMAN KÜRDLERİ BAĞIMSIZ KÜRDİSTAN DEVLETİ kurma hayaliyle kandırarak isyan ettiren emperyalist haçlı Batı’nın YEGÂNE AMACI, yeni kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti devletini bölerek zayıflatmak idi.
Çünkü onlar Anadoluda Müslüman varlığı istemiyorlardı ve halen de istemiyorlar.
Bütün MÜSLÜMAN KÜRD kardeşlerimiz şunu bilmeli ve asla unutmamalıdır ki, emperyalist batılı güçler, Doğu Anadolu'da kurulacak bir Kürdistan'ı asla kendi haline bırakmayacak, böyle bir Kürt devletinin kalkınmasına, gelişmesine, tam bağımsızlık ve egemenlik kazanmasına asla izin vermeyecektir.
Farz-ı muhal, böyle bir Kürdistan kurulsa bile, onun başına da KENDİLERİNE HİZMET EDECEK KUKLA VE DESPOT KÜRD LİDERLERİ OTURTACAKLAR, evvelce kurdurdukları Arab devletlerine yaptıkları gibi…
BUNDAN HİÇ ŞÜPHENİZ OLMASIN…!
Haçlı ve emperyalist İngiltere Filistin toprakları üzerinde bir İsrail devleti kurulmasına zemin hazırladı ve 1948’de de bu devleti kurdurdu.
İsrail, kurulduğu tarihten itibaren, sürekli olarak etrafındaki Arap topraklarını işgal ederek topraklarını genişletti.
ABD ve İngiltere, etrafındaki Arap devletlerine karşı, İsrail’i sürekli koruyup kollayarak, ona her konuda sınırsız destek olageldiler.
İsrail de ABD ve İngiltere’nin kendisine sınırsız ve önşartsız destekleri sayesinde, siyonist emperyal hayallerini (2500 senelik arz-ı mev’ûd hayalini ; vadedilmiş toprakları ele geçirerek BÜYÜK İSRAİL KRALLIĞINI kurma hayalini) yavaş yavaş gerçekleştirmek için elinden geleni ardına koymadı ve halen de koymuyor.
——5/6——
Başını ABD’nin çektiği emperyalist haçlı Batı, hem siyonist İsrail’i korumak ve onun siyonist emperyal heveslerini gerçekleştirmesine fırsat tanımak, hem de Orta Doğu’yu, birinci dünya savaşı sonrasında yaptıkları gibi, kendi emperyal hesaplarına göre yeniden bölüp yönetmek için, BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ kapsamında, Irak ve Suriye’yi parçaladılar.
Kuzey Irak’ta kukla bir Kürd federe devletinin oluşumuna göz yumdular. Şimdi de, parçaladıkları Suriye’nin kuzeyinde, yine bir kukla Kürd federe devletinin zeminini ve altyapısını hazırlıyorlar.
Siyonist İsrail de Suriye’nin bu parçalanma sürecinden pay kapmak için boş durmuyor.
Kuzey Suriye’deki ayrılıkçı Kürdlere her türlü desteği veriyor.
Emperyalist haçlı Batı’nın ve emperyalist İsrail’in bütün hedefi bölgenin Arap devletlerinin yanısıra, Türkiye’yi ve İran’ı da bölerek parçalamak.
Bu yolla da, Kuzey Irak’ta ve Kuzey Suriye’de kendilerine hizmet edecek kukla Kürd federatif yapıları oluşturarak, bu kukla federatif yapılarla Türkiye’nin doğusunu ve güney doğusunu Türkiye’den kopararak, İran’ın güney batısını da İran’dan kopararak, burada, kendilerine hizmet edecek kukla bir Kürdistan devleti oluşturmak.
Şimdilik bu kadar kişisel mülahaza yazmakla yetiniyorum. Önümüzdeki günlerde bu ve benzeri konularda daha fazla yazmaya gayret edeceğim inşaAllah.
Abdullah Erdemli
Luzern - İsviçre
——-6/6——
Yorumlar
Yorum Gönder