10 Mart 2025

İSLAM’IN NASIL YOZLAŞTIRILDIĞINA DAİR / ON HOW ISLAM HAS BEEN CORRUPTED / عن كيفية فساد الإسلام

İSLAM ;

  • SALTANAT DİNCİSİ NAKİLCİ FAKÎHLER ve
  • SAHTEKÂR TARÎKAT ŞEYHLERİ MARİFETİYLE YOZLAŞTIRILDI. 


ISLAM HAS BEEN CORRUPTED BY THE HANDS OF ;

  • DYNASTICIST + RELIGIONIST JURISTS (FUQAHA’) and
  • FRAUDULENT SÛFÎ MASTERS (TARIQAH SHEIKHS). 


لقد تم إفساد الإسلام على أيدي ; 

  • الفقهاء المزيفين السلاليين و المتعصبين في الدين
  • و شيوخ الصوفية المزيفين (ألشيوخ الطرائق التصوفية). 


Herkese Selâm,


Yaşar Nuri Öztürk ve Ali Akın hocalar, ekli linkteki müşterek sohbetlerinin 14 dakikalık kesitinde, aşağıdaki Kur’an ayetleriyle ve açıklamalarıyla, bu konuyu gayet net olarak ortaya koyuyorlar. 


Rûm suresi, ayet 59 :

كَذَٰلِكَ يَطْبَعُ اللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِ الَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ 

İlimden nasipsizlerin kalpleri üzerine Allah işte böyle mühür basıyor


Zümer suresi, ayet 3 :

Gözünüzü açıp kendinize gelin! Arı-duru din yalnız ve yalnız Allah'ındır! O'nun yanında birilerini daha veliler edinerek, "Biz onlara, bizi Allah'a yaklaştırmaları dışında bir şey için kulluk etmiyoruz." diyenlere gelince, hiç kuşkusuz, Allah onlar arasında, tartışıp durdukları konuyla ilgili hükmü verecektir. Şu bir gerçek ki, Allah, yalancı ve nankör kişiyi iyiye ve güzele kılavuzlamaz. 


Zümer suresi, ayet 38 :

Onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, yemin olsun "Allah!" diyecekler. De onlara: "Peki, Allah dışındaki yakardıklarınız hakkında ne diyorsunuz? Allah bana bir zarar vermek istese, O'nun vereceği zararı uzaklaştırabilirler mi? Yahut bana bir rahmet dilese, O'nun rahmetini tutabilirler mi?" De ki: "Bana Allah yeter! Tevekkül edenler O'na dayanıp güvenirler”. 


Zuhruf suresi, ayet 9 :

Yemin olsun, eğer onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, kesinlikle şöyle diyeceklerdir: "Onları, Azîz ve Alîm olan yarattı!"


Lukman suresi, ayet 25 :

Eğer onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorarsan yemin olsun, "Allah" derler. De ki: "Hamt Allah'adır!" Ama onların çokları bilmiyorlar.


Meryem suresi, ayet 81 :

Kendilerine onur ve destek olsunlar diye Allah dışında ilahlar edindiler.


Tevbe suresi, ayet 31 :

Allah'ın yanında hahamlarını ve ruhbanlarını da rabler edindiler. Meryem'in oğlu Mesih'i de öyle. Oysa kendilerine, tek olan Allah'tan başkasına ibadet/kulluk etmemeleri emredilmişti. İlah yok o tek Allah'tan başka. Onların ortak koştuklarından arınmıştır O.


Yunus suresi, ayet 18 :

Allah'ın yanında bir de kendilerine zarar veremeyen, yarar sağlayamayan şeylere kulluk ediyorlar ve şöyle diyorlar: "Bunlar bizim Allah katındaki şefaatçılarımızdır." De onlara: "Allah'a, göklerde ve yerde bilmediği şeyleri mi haber veriyorsunuz?" Şanı yücedir O'nun, ortak koştuklarından arınmıştır O.


Ankebût suresi, ayet 61 :

Onlara "Gökleri ve yeri kim yarattı, Güneş'i ve Ay'ı kim boyun eğdirdi?" diye sorarsan, mutlaka şöyle diyecekler: "Allah!" Peki nasıl döndürülüyorlar?


Ankebût suresi, ayet 63 :

Onlara, "Gökten suyu kim indirdi de onunla toprağı ölümünden sonra canlandırdı?" diye sorsan, mutlaka "Allah!" derler. De ki: "Hamd Allah'adır. Fakat onların çokları akletmiyorlar”. 


Ankebût suresi, ayet 65 :

Gemiye bindiklerinde, dini Allah'a özgüleyerek yalvarıp yakarırlar. Fakat Allah onları kurtarıp karaya çıkardığında, bir bakmışsın ortak koşuyorlar. 


Yasîn suresi, ayet 23 :

O'ndan başka tanrılar mı edineyim ben? Eğer Rahman bana bir zorluk/zarar dilerse onların şefaati benden hiçbir şeyi savamaz; beni kurtaramazlar.

Yasîn suresi, ayet 74 :

Kendilerine yardım edilir ümidiyle Allah'tan başka ilahlar edindiler.

•••••••••••

İmamı Âzam Ebû Hanîfe’nin iki talebesi olan İmam Muhammed ve İmam Ebû Yûsuf, hocaları olan o Büyük İmama ihanet ederek onun bütün ilmî mirasını, fıkhını, ictihadlarını, fetvalarını ve siyâsî görüşlerini tersyüz ettiler. 


Özellikle İmam Muhammed, 14 ve 18 yaşları arasında, yani sadece 4 sene süreyle o Büyük İmamın talebesi olmuş, 4 sene sonra onun vefatı üzerine de talebeliği sona ermiştir. 


Büyük İmamın, hayatı boyunca, evvela mel’ûn Emevî saltanatıyla, onların yıkılmasının ardından mel’ûn Abbâsî saltanatıyla sürdürdüğü ilmî, fıkhî, teşrî’î ve siyâsî mücadeleleri ve bu uğurda mel’ûn Abbâsî saltanatının zindanlarında zâlimce şehîd edildiği gerçeği gün gibi âşikâr ve ortadadır. 


Hal böyle iken, bu iki vefasız ve nankör talebesi, özellikle de, 14-18 yaşları arasında sadece 4 sene onun rahle-i tedrîsinde bulunmuş olan İmam Muhammed, hocaları olan o Büyük İmamın bütün ilmî, fıkhî, teşrî’î ve siyâsî ictihadlarını, fetvalarını ve fikirlerini tamamen tersyüz edip değiştirerek yaydılar. 


Böyle yaparak hem kendileri hem kendilerinden sonra gelen NAKİLCİ FAKÎHLER, müstebid ve zâlim sultanların ve hükümdarların isteklerine ve keyiflerine göre ictihadlar yaptılar, fetvalar verdiler ve böylece hem İslamın adalet hedefi YOK EDİLDİ hem de muazzez dinimiz tam bir ŞİRK DİNİ’ne dönüştürüldü. 


Ekli linkteki 14 dakikalık bu güzel sohbeti, hüsn-i istifadenize sunuyorum. 


Abdullah Erdemli


https://youtu.be/j8Urab5I4J8?si=SbbCC2mAtdLNEn9p

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder