24 Eylül 2025

KUR’AN’DAKİ İSLAM - ISLAM IN THE QUR'AN - ا

 Selâm!

Aşağıdaki makale, Yaşar Nuri Öztürk’e ait olup, 20.02.1998’de Hürriyet gazetesindeyayınlanmıştır. 


Okuyup, hüsn-i istifade etmeniz ümidiyle, paylaşıyorum. 


Abdullah Erdemli

Luzern - İsviçre

****************

KUR’AN’DAKİ İSLAM - ISLAM IN THE QUR'AN - الإسلام في القرآن”


Sadece bir kitabın değil, bir anlayışın, bir tavrın, bir karşı çıkışın ve nihayet hâlâ devam eden bir konferanslar dizisinin adı oldu ‘‘Kuran'daki İslam...’’


Bir kitap olarak ‘‘Kuran'daki İslam’’, Ekim 1992'de yayınlandı. Şu anda 30. baskısı vitrinlere ulaşmış bulunuyor. 


Yayınlandığı günden beri kitapla ilgili olarak bize ulaşan mektupların sayısı, iki bin küsurdur. 


Bu mektupların hemen tamamı, kitapta sunulan ve Kuran dininin hurafelerle örtülmüş herhangi bir yanını aydınlığa çıkaran tespitlerle ilgilidir. 


Kur’an'ın verilerine göre Allah, peygamber, olması gereken şekilleriyle abdest, namaz, oruç, dini perişan eden uydurma hadisler, sahte kutsallar, hile-i şeriye oyunları, örtülü putçuluk türleri, menakıb adı altındaki mitolojik hikâyeler, Beni İsrâîl tahrifleri, bu tahriflere karşı çıktığı için öldürülen Halife Ömer'in mücadelesi, uydurmacılığa karşı çıktığı için ‘‘kâfir’’ ilan edilen İmamı Azam'ın çektikleri, kadın haklarını örtmek için ayetlerde anlam kaydırmaları, boşanma, tesettür, âdet hali, dinde baskı, zorunlu hallerde hükmün değişmesi, hilafet ve cihad ile ilgili saptırmalar, din gerçeği ve şeriat, dinde Arap hegemonyası, anadilde ibadet hakkı gibi konular ‘‘Kuran'daki İslam’’ın ilgiyi iyice ısıtan kısımları...


Kitabın yayınından bugüne değin verdiğimiz üç yüzü aşkın konferansın başlığı da ‘‘Kuran'daki İslam’’dır. ‘‘İnsanımız açısından çok kritik bir devre’’de şunu ‘‘bir hayati zorunluluk ve iman borcu’’ olarak bir kez daha ifade edeceğiz : 


“Kur’an’daki İslam, kader noktasına, olmak ya da olmamak noktasına parmak basmaktadır.’’ 


Şunu bilmek borcundayız :


İslam diye bir gerçek varsa -ki kuşkusuz vardır- bunun esası, tüm çıplaklığıyla ortaya konmalıdır. 


İnsanlık onurundan nasibi olanlar, çağların önümüze yığdığı bir ‘‘Arap-Acem-Şaman karışımı’’nı ‘‘İslam’’ diyerek övgülerine veya yergilerine konu edinmemelidir. 


Ne yazık ki, dünyada ve özellikle ülkemizde yapılan budur. 


O halde, samimi ve onurlu insanlar, gerçek İslam'ı ortaya koymak, tanımak borcundadır. 


Bunu yapmak, mucizeler yaratmaya bağlı bulunmuyor. Kuran'a başvurmak yeterlidir. 


Bu başvurunun beklenen sonucu vermesi için şu üç şeye muhtacız : 


İyi niyet, yeterli gayret ve bilgi. 


  • İyi niyet bizi ‘‘reform’’ psikozuna yakalanarak dini erozyona uğratmaktan, 
  • gayret de işi şuna buna havale ederek sırtüstü yatmaktan kurtarır. 
  • Bilgi ise Kuran dininin özüne konmuş bir ‘‘varoluş şartı’’dır.


‘‘Kuran'daki İslam’’, bu ‘‘üç kaçınılmaz’’ın birlikteliğinden doğmuştur. 


Kırk yılın birikimi, uzun gecelerin uykusuzluğu, gözyaşları, yakarışlar, çileler kucaklaşmıştır böyle bir ürün vücut bulsun diye... 


Geçmiş yılların ıstırabıyla, gelecek yıllara uzanan ümitleri barıştıran gönlümüz şunu istemiştir : 


İnsanoğlunun sahip olabileceği en güzel din, insan yaratılışının asla ısınamayacağı 

  • karanlık, 
  • yalan, 
  • hurafe, 
  • inat, 
  • kin ve 
  • egoizmden arındırılsın ki, 
  • saf ve berrak benlikler
  • Yaratıcı'nın yolunda 
  • sevinç, 
  • direnç ve 
  • coşkuyla kanatlanabilsin…!


İslam'a fatura edilen ilkelliğe bakarak İslam'a sırt dönen insanların, şeytan ellerde perişan olmasına isyan ediyor ve insanımıza diyoruz ki :


Kuran'daki İslam, yarınları oluşturacak kaderin belirlenmesi için mutlaka tanınması ve tanıtılması gereken bir fenomendir. 


“İslam’’ diye bir ‘‘mesele’’si olanlar, bu fenomene kayıtsız kalamayacaktır diye düşünmek ise, Kur’an'ın bize ilham ettiği ilahi bir muştudur.


Yıllar ve yıllar, İslam patenti altında sergilenen ‘‘şuculuk-buculuk’’la, ümitlerimiz ve alınterimiz heder edilmiştir. 


Şimdi insanımız, bir sırat-ı müstakîm (şaşmaz, sendeletmez yol) mutluluğu aramaktadır. 


Bu mutluluğun biricik yolu ise Allah’çı, Kur’an’cı olmaktır. 


Eğer ‘‘bir şeyci’’ olacaksak, neden Kur’an’cı olmayalım? Ondan daha emin sığınak, onu gönderen kudretten daha güvenilir dost mu var?


‘‘Kuran'daki İslam’’; ‘‘din’’ adı altında sergilenen çarpıklıklara bakarak dinden uzaklaşanlara, dinin gerçeğini göstererek, onları İslam'la yeniden barıştıran bir ‘‘muştu fenomeni’’dir. 


Bunun inkâr edilmez bir gerçek olduğunu anlamak için ‘‘Kur’an'daki İslam’’a saldıran ‘‘aceze basın’’ın (tabir, Necip Fazıl'ındır) beyin ve yürek çapına bakmak yeterlidir.


Yaşar Nuri Öztürk

20.02.1998


https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/yasar-nuri-ozturk/kuran-daki-islam-39007100#

21 Eylül 2025

Ateizm ve şirk arasındaki fark/The difference between atheism and polytheism/الفرق بين الإلحاد والشرك

- - Ateizm ve şirk arasında ne fark vardır?

  • What is the difference between atheism and polytheism?
  • ما الفرق بين الإلحاد والشرك؟


Selâm! / Peace! / سلام!


- ⁠Şirk ; ateizm veya putperestlik değildir.

- ⁠Kur’an’da ateizm kavramı yoktur.

Çünki, Kur’an İNSANIN ATEİST OLACAĞINI KABUL ETMİYOR.

İnsan ya yanlış tanrı seçer veya tanrı’yı yanlış tanımlar veya şeytanın bunlara benzer tuzaklarının kurbanı olur…

Mekke müşrikleri asla “ALLAH’SIZ, yani ateist” falan değillerdi.

DEHRÎLER bile, kelimenin felsefî manasıyla ATEİST DEĞİLDİR.

Kur’an’ın bu ENGİNLİĞİNİ ISKALAMAMAK GEREK!

DÜN’e bakıyorsunuz, KUR’AN DÜN’ü YORUMLUYOR,

BUGÜN’e bakıyorsunuz, KUR’AN BUGÜN’ü YORUMLUYOR,

YARIN’ı DÜŞÜNÜYORSUNUZ, KUR’AN size YARIN’a YÖNELİK IŞIK TUTUYOR.

BİR KUR’AN VİCDANI olan MUHAMMED İKBAL, KUR’AN’dan söz ederken şöyle diyor :

ONUN SANİYELERİNDE ASIRLAR GİZLİDİR…!

EVET… AYNEN ÖYLEDİR..!

*************************

  • Polytheism is not atheism or idolatry.
  • The concept of atheism does not exist in the Quran.
  • Because the Quran DOES NOT ACCEPT THAT A HUMAN CAN BE AN ATHEIST.
  • A person either chooses the wrong god, defines God incorrectly, or falls victim to Satan's similar traps...
  • The Meccan polytheists were never "Godless," that is, atheists.
  • Even the Dehris were NOT ATHEISTS in the philosophical sense of the word.
  • WE SHOULD NOT MISS THIS BROADNESS OF THE QUR'AN!
  • You look at YESTERDAY, THE QUR'AN INTERPRETS YESTERDAY,
  • You look at TODAY, THE QUR'AN INTERPRETS TODAY,
  • YOU THINK OF TOMORROW, THE QUR'AN SHEDS LIGHT FOR YOU TOWARDS TOMORROW.
  • MUHAMMED IQBAL, who has a QUR'AN CONSCIENCE, says the following when speaking of the QUR'AN :
  • CENTURIES ARE HIDDEN IN ITS SECONDS...!
  • YES... IT IS EXACTLY THE SAME..!

*****************

  • الشرك ليس إلحادًا أو وثنية.
  • مفهوم الإلحاد غير موجود في القرآن.
  • لأن القرآن لا يقبل أن يكون الإنسان ملحدًا.
  • إما أن يختار الإنسان إلهًا خاطئًا، أو يُعرّف الله تعريفًا خاطئًا، أو يقع ضحيةً لفخاخ الشيطان المشابهة...
  • لم يكن مشركو مكة "ملحدين" قط.
  • حتى الدهريون لم يكونوا ملحدين بالمعنى الفلسفي للكلمة.
  • يجب ألا نغفل عن سعة القرآن!
  • تنظر إلى الأمس، فيُفسّر القرآن الأمس،
  • تنظر إلى اليوم، فيُفسّر القرآن اليوم،
  • تُفكّر في الغد، فيُنير لك القرآن الطريق نحو الغد.
  • يقول محمد إقبال، صاحب ضمير القرآن، عند حديثه عن القرآن:
  • القرون مخفية في ثوانيه…!
  • نعم... تمامًا كما هو الحال..!


Yaşar Nuri Öztürk - ياشار نوري اوزترك


https://youtube.com/shorts/IKdNxaQf9WY?si=O17plDmxbbTuyoxs


DEHRÎLİK (veya DEHRİYYE) : 

İslam öncesi ve erken İslam dönemlerinden kalma, evrenin başlangıcı ve sonu olmayan, bir yaratıcıdan ziyade zaman tarafından yönlendirilen, ezeli ve ebedi olduğu inancına inanan veya ateistleri ifade eden bir terimdir.

İlk İslam kaynakları, bu terimi genellikle Tanrı'yı ​​ve ahireti inkar eden materyalistleri veya şüphecileri tanımlamak için kullanmıştır.

Arapça-Farsça kökenli "DEHR" kelimesi "ZAMAN" veya "SONSUZLUK" anlamına gelir.

**********

DAHRISM (or DAHRIYYA) : 

A term from pre-Islamic and early Islamic periods referring to either an atheist or a believer in the doctrine that the universe is eternal, without beginning or end, and driven by time rather than a creator. 

Early Islamic sources often used the term to describe materialists or skeptics who denied God and the afterlife. 

The Arabic-Persian root word "DAHR" means "TIME" or "ETERNITY"

***********

ألدهريّة :

مصطلحٌ يعود إلى عصور ما قبل الإسلام وبداياته، ويشير إلى الملحد أو المؤمن بعقيدة أزلية الكون، بلا بداية ولا نهاية، ويحركه الزمن لا خالق.

كثيرًا ما استخدمت المصادر الإسلامية المبكرة هذا المصطلح لوصف الماديين أو المتشككين الذين أنكروا وجود الله والآخرة.

الكلمة العربية الفارسية "دهر" تعني "الزمان" أو "الخلود".

18 Eylül 2025

Allah ile aldatmak/Cheating with God/الغش مع الله

ERBAKAN TÜRK MİLLETİNİ ALLAH İLE ALDATMA’NIN BAŞ MİMARIDIR. 

ERBAKAN IS THE CHIEF ARCHITECT OF DECEIVING THE TURKISH NATION WITH GOD


أربكان هو المهندس الرئيسي لخداع الأمة التركية بالله


Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, 04.08.2006 tarihli "Cevizkabuğu" adlı söyleşi programında, siyasal İslamcılığın İslam'ın gerçek bir belası olduğunu, Erbakan'ı, hain ve mirasyedi çırağı BAŞÇALAN Erdoğan'la MUKAYESE EDEREK, ikna edici ve tam bir doğrulukla tarihe damgasını vuruyor...

Dinleyelim, düşünelim, anlayalım ve hüsn-i istifade ümîdiyle, kardeşlerimizi aydınlatalım diyorum


In a Turkish Talk Show named “Cevizkabuğu - Walnut Shell”, Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk is convincingly and as exactly as leaving his mark in history, explaining how the Political Islamism is a real scourge of Islam, by comparing Erbakan with his traitorous and prodigal protégé, BAŞÇALAN (THE CHIEF THIEF) Erdoğan...

Let's listen, ponder, understand, and enlighten our brethren and sistern, with the humble hope of benefiting from it.


في برنامج حواري تركي بعنوان "قشرة الجوز"، يُقدم الأستاذ الدكتور يشار نوري أوزتورك شرحًا مُقنعًا ودقيقًا، كأنه ترك بصمة في التاريخ، مُوضحًا كيف أن الإسلام السياسي آفة حقيقية في الإسلام، من خلال مُقارنة أربكان بتلميذه الخائن والمُبذر، ألرئيس اللصوص (اللص الأكبر) أردوغان... 

فلنستمع، ونتأمل، ونفهم، ونُنير إخواننا وأخواتنا، على أمل الاستفادة الجميلة منه.


Abdullah Erdemli

Luzern - İsviçre

*****************

Aşağıda linki bulunan, 04 Ağustos 2006 tarihli ve tamamı 5 saat süren programın 84.cü ve 95.ci dakikaları arasındaki 11 dk’lık söyleşi kesitinde, ezcümle, şunları diyor Yaşar Nuri Öztürk :


Evvelâ şunu belirtelim ; ÜZERİNDE KONUŞTUĞUMUZ YANLIŞLARI GÖZDEN KAÇIRMAK İÇİN, ÜZERİNDE KONUŞMADIĞIMIZ DOĞRULARI ÖNE ÇIKARMANIN ÂLEMİ (gereği) YOK…!

Erbakan MİLLÎ bir insandı. Bunda hiç bir kimsenin ihtilâfı yok. 

Ancak, bu DOĞRU, BAŞINI ERBAKAN’IN ÇEKTİĞİ VE BUGÜN TÜRKİYE’Yİ BİR CEHENNEMÎ BÂDİRE’NİN İÇİNE İTMİŞ OLAN YANLIŞLARI GÖRMEMİZE ENGEL OLMAMALI. 

Erbakan’ı ben, tarih içinde, şöyle değerlendiriyorum :


ERBAKAN TÜRK MİLLETİNİ ALLAH İLE ALDATMA’NIN BAŞ MİMARIDIR. 


İSLAM ADI ALTINDA, SAHTE BİR ARABİZM VE ACEM (ŞİÎ İRAN) KARMASI BİR HURÂFE DİNİYLE, KISA VADELİ SİYASİ ÇIKARLARI UĞRUNA, MİLLETİ ALDATMIŞTIR. 


BUGÜNKÜ AKP, O ALDATMANIN ÜRÜNÜDÜR. 


VE, BU HAKİKATI, BÜTÜN AÇIKLIĞIYLA ORTAYA KOYMAK BOYNUMUZUN BORCUDUR. 


Biz şimdi burada “ALLAH İLE ALDATMAKTAN” söz ediyoruz. 

Bu, KUR’ÂNÎ BİR TABİRDİR

Ve, bu tabiri DEFALARCA KULLANIRKEN, KUR’ÂN’IN BİR KAYGISI VAR


Eğer “ALLAH BİR ALDATMA ARACI YAPILMIŞSA”HANGİ “LÂ HAVLE” İLE KURTULACAKSINIZ…?!?


İşte ERBAKAN VE ONUN SİYASİ İSLAMCI EKİBİ, TÜRKİYE’YE BU KÖTÜLÜĞÜ YAPTI. 


“ALLAH İLE ALDATILMIŞ” BİR HALKIN, BİR TOPLUMUN BUNU FARKETMESİ ASIRLAR SÜRER. 


Milletin, 1000 yıldır yaşadığı, hem de çok sevdiği dinini, onun aleyhinde kullanarak, onu aldatanların bu aldatmalarını KEŞFETMESİ için 10,15, 20 yıl yeter mi…?

YETMEZ…!

Nitekim hatırlayın! ENGİZİSYON TAM 9 ASIR BOYUNCA BATI’YI İNİM İNİM İNLETTİ!

Türkiye MUSTAFA KEMAL’e ve biraz da BİZİM MESAÎMİZE DUA ETSİN!

Bu milletin, MUSTAFA KEMAL için ŞÜKRAN DUYGULARINI TAŞIMASI LÂZIM!

Bu mes’eleleri keşfetmek, öyle 50, 60, 30, 40 yılların işi değil. 

Bunların FARKEDİLMESİ ASIRLAR SÜRER. 

Türkiye (MUSTAFA KEMAL İLE - AE) BUNUN FARKINA VARDI. 


ERBAKAN EKOLÜNÜN bir ürünü ve devamı olan şu anki AKP ile, Erbakan’ın ve meselâ şu anki SAADET PARTİSİ’nin, ZİHNİYYET BAĞLAMINDA, HİÇBİR FARKI YOKTUR. 

AKP’liler “BİR DEĞİŞMEDEN” sözediyorlar. 

Nedir o DEĞİŞME..?

Değişme şudur : sadece “ALLAH İLE ALDATMANIN” MASKELERİ DEĞİŞTİ.

Bir başka DEĞİŞME’den daha söz edilebilir. O da şudur ;

ERBAKAN TÜRKİYE’Cİ BİR İNSANDI. MİLLÎ İDİ. Onun bu HAKKINI TESLÎM ETMEMİZ LÂZIM. 

AKP’de ise TÜRKİYE’CİLİK VE MİLLÎ’LİK YOKTUR. 

Bunlarda, ERBAKAN’DA OLAN O KAYGIDAN ESER KALMAMIŞTIR


Fakat, belirtmeliyiz ki, asıl öbür taraftan, yani, SİYASAL İSLAM’IN MÜSLÜMAN DÜNYA İÇİN ARZETTİĞİ HASTALIK, MARAZ BAKIMINDAN, ARALARINDA HİÇBİR FARK YOKTUR. 


Bu, “SİYASAL İSLAM’IN MÜSLÜMAN DÜNYA İÇİN BİR HASTALIK, BİR MARAZ OLDUĞU” TESBİTİ, MÜSLÜMAN FRANSIZ DÜŞÜNÜR ROGER GARAUDY’NİN TESBİTİDİR


Garaudy şöyle der : İSLAM TARİHİNİN EN BÜYÜK MARAZI SİYASAL İSLAM’DIR!

Ben Garaudy’nin bu tesbitibe AYNEN KATILIYORUM


Bu iş emevîler’le başladı. 


Ve, bugün MÜSLÜMAN DÜNYANIN HRİSTİYANLARIN ÖNÜNDE PASPASA DÖNMESİNİN SEBEBİ DE İŞTE BUDUR!


Emperyalist Haçlı Batı’nın tamamı, siyasal islamı beslerken ve bu yolla Müslümanları şiddete ve teröre bulaştırırken, ondan sonra da, Müslümanların ürettikleri kötülükleri, terörü ve şiddeti İslam’a ve Müslümanlara yüklerken, NE YAPTIKLARINI BİLMİYORLAR MI SANIYORSUNUZ?

Pek tabîî ki GAYET İYİ BİLİYORLAR. 


SİYASİ İSLAM’IN ARZETTİĞİ TEHLİKE VE HASTALIK BAKIMINDAN, ERBAKAN’IN VE ERDOĞAN’IN HİÇBİR FARKI YOK!


Bu bağlamda, ikisi hâlâ beraberdirler ve tamamen aynıdırlar. 


TEK FARKLARI ; KULLANDIKLARI MASKELERDEDİR. 


AKP’NİN AB HEVESLİSİ TAVIRLARI BİZİ ALDATMASIN!


AKP AB yolunda mı ilerliyor, yoksa, TÜRKİYE VE ANADOLU TOPRAKLARI ÜZERİNDE, 1071 MALAZGİRT HARBİNDEN BERİ YÜRÜTÜLEN HAÇLI EMELLERİNİN HEDEFİNE VARMASI İÇİN AVRUPA’YA DESTEK Mİ VERİYOR?

Bunu AÇIK konuşalım. 


AKP AB YOLUNDA DEĞİL, ÇANAKKALE HARBİNDE VE İSTİKLÂL HARBİNDE, EMPERYALİST HAÇLI AVRUPA’NIN, MUSTAFA KEMAL ENGELİ YÜZÜNDEN, TÜRKİYE’DEN ALAMADIĞI RÖVANŞI, ONLARA VERME YÖNÜNDE YÜRÜYOR. 


ERBAKAN ile erdoğan’ın TEK FARKI BU…!


ERBAKAN BU HÂİNLİĞİ YAPMADI. ÇÜNKÜ ERBAKAN ANTİ-EMPERYALİST İDİ. 


Ama AKP ANTİ-EMPERYALİST DEĞİL. 


(Konuşmanın burasında Prof. Dr. Emin Gürses’in yorumları ve tesbitleri de kayda değer - AE). 


Bu noktada ALLAH’IN İRADESİNİ GÖZARDI ETMEMEK VE HATIRLAMAK GEREK. 


ALLAH, bazı konularda VERDİĞİ KREDİLERİ KÖTÜYE KULLANANLARI AFFETMEZ! 

O faturayı ÖDETİR! Hem de fatura ödetme süreci bu dünyada başlar, ötede de devam eder. 

Biz âhirette ne-lerle karşılaşacağımızı, oraya varınca göreceğiz. 


ERBAKAN VE EKİBİNİN “ALLAH İLE ALDATMA” ZULMÜNÜ İŞLEMEKTEN DOĞAN GÜNAH FATURASINI BAŞKA HİÇ KİMSEYE CİRO EDEMEZSİNİZ (yükleyemezsiniz)!


Erdoğan’ın Erbakan’a arkadan vurduğu tekmenin, ona arkadan vurarak partisini DARMADAĞIN ETMESİNİN işi bu noktalara getirmesi dahî, bu faturanın karşılığı değildir. 


Hattâ, Erbakan, âhir-i ömründe ve 80 küsûr yaşında (cezasını nerede çekerse çeksin) DOLANDIRICILIKTAN MAHKÛMİYYET GİYDİ Mİ, GİYMEDİ Mİ? 

GİYDİ

O mahkûmiyyet hükmünü giymiş olması dahî, bu faturanın TAMAMI değildir. 


Zira, “ALLAH İLE ALDATMANIN” TÜRK MİLLETİNE YAPTIĞI KÖTÜLÜĞÜN KELİMELERLE İFADESİ DAHÎ MÜMKİN DEĞİL


Bugün Kuzey Irak’tan, Dicle ve Fırat sularına el koyma talebinden, EKÜMENİK PATRİKHANE adı altında, Fatih’in kemiklerinin üstünde bir HRİSTİYAN RUM DEVLETİ kurulması teşebbüslerine ve taleplerine kadar, bütün bunların hepsi “ALLAH İLE ALDATMA” zulmünün TÜRK MİLLETİNDE açtığı OMURGA ZAAFI’nın ve KEMİK ERİMESİ’nin üzerine bina edildi (üzerine oturtuldu - AE). 


Yaşar Nuri Öztürk


Tamamı 5 saat devam eden söyleşinin 11 dk’lık kesitinin linki :

https://youtu.be/BLLtHw23xBo?si=lkZH8GAq--JvNZWZ


Söyleşinin tamamının linki :

https://youtu.be/BBhIoy4Vsdc